Telefon: 0545 234 80 80

Adres:

NİSBETİYE MAHALLESİ AYTAR CADDESİ DAĞLI İŞ MERKEZİ NO:40 KAT:1 D1 BEŞİKTAŞ / İSTANBUL

HPV ENFEKSİYONU VE SERVİKAL KANSER

HPV ENFEKSİYONU VE SERVİKAL KANSER

Özellikle, Sağlık Bakanlığı bakılmasını rutin hale getirdikten sonra HPV kelimesi hayatımıza girdi. Nedir  HPV? Rahim ağzı ile nasıl bir ilişkisi var? HPV pozitifse kanser miyim? Bunlar ve benzeri daha pek çok soruyu da beraberinde getirdi.

HPV enfeksiyonu, genelde cilt ve mukozalarda siğile neden olan bulaşıcı bir virüstür. İnsanda hastalık yapan 100’ün üzerinde çeşidi vardır ve bunlardan bazıları kadında rahim ağzı kanserine neden olabilir. Nadir de olsa anüs, penis, kadın dış genitalya ve boğaz (orofarenks) kanserleriyle de bağlantılı olduğu gösterilmiştir. Virüs vücuda ufak kesilerden, yaralardan girse de temel bulaşma yolu ciltten-cilde temastır. Yani en sık bulaşma yolu cinsel ilişkidir.

Genital siğil, yayvan karnıbahar benzeri yüzeyi olan ya da saplı lezyonlar halinde görülebilir. Kadınlarda sıkça hastalık yaptığı bölge dış genital dudaklardır, ancak vajen, anüs de dahil görülebilir. Genellikle ele gelen lezyon dışında bir bulguya neden olmaz, nadiren kaşıntı yapabilir.

Kadınların bağışıklık sistemi, human papillomavirüs (HPV) ile karşılaştıklarında, genelde ciddi bir hastalık oluşmasını engeller. Fakat, az sayıda kadının vücudunda virüs uzun yıllar kalır. En nihayetinde, rahim ağzındaki hücrelerde değişimlere neden olarak kanseri tetikleyebilir. Öncelikle viral enfeksiyonla başlayan bu süreç tetiklenirse, sırasıyla kansere öncül lezyon ardından da kanser gelişir. Kansere neden olabilen tipler ise genelde siğil oluşturmazlar. Dolayısıyla kadınlar kendilerinde virüs olup olmadığını anlamayabilirler.

Viral enfeksiyonu olan kadınların bir kısmında ne oluyor da HPV virüsü ile kanser tetikleniyor, net değil. HPV’nin bazı tipleri daha agresif ve tehlikeli. Sigara içen, kilolu olan, uzun süre doğum kontrol ilacı kullanan kadınlarda kanserin daha sık geliştiğini biliyoruz.

Direkt rahim ağzı kanseri başta olmak üzere kanser ile bağlantısı gösterilmiş HPV enfeksiyonuna karşı geliştirilen aşılar var. Aşılanmak hem siğilden hem de rahim ağzından koruyor. Piyasada üç tip aşı geliştirmiş durumda: Cervarix, Gardasil ve Gardasil 9. Ülkemizde ilk ikisi mevcut. Ben de klinik pratiğimde aşıyı öneriyorum. Öncelikli olarak cinsel ilişkisi başlamamış genç kadın ve erkeklere uygulamak lazım. 14 yaşına kadar olan kız ve erkek çocuklarında en az 6 ay arayla 2 dozun yeterli olduğu bildiriliyor. 15 yaşından itibaren uygulanan aşılar ise 3 doz halinde yapılıyor. Henüz birkaç hafta evvel, Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (U.S. Food and Drug Administration) aşının 45 yaşına kadar yapılmasını onayladı.

Tabi ki en sağlıklı önlem hem kadının hem de erkeğin tek eşli olmasıdır. Prezervatif, özellikle genital siğillere karşı etkili olamamakla birlikte yine de kullanılmalı. Aktif enfeksiyonu olan bir partnerle ilişkiye girilmemeli. Bunlar her zaman kontrol edebileceğimiz faktörler değil elbette. Bu noktada PAP-smear testini düzenli yaptırmak çok önemli. Henüz kanser aşamasına evrilmemişken yakalayıp tedavi etmemizi sağlayan, rahim ağzından hücre örnekleri toplanmasına dayalı, son derece kıymetli bir testtir PAP-smear testi. Kadınların en geç 21 yaşında bu testi yaptırmaya başlayıp 65 yaşına kadar düzenli aralıklarla devam etmesi öneriliyor.

Resimde smear alınma işlemini görüyorsunuz.

1.       Spekulum dediğimiz bir alet ile vajene girilir ve ucu açılarak rahim ağzı görünür hale getirilir.

2.       Sert bir fırça yardımı ile rahim ağzından sürüntü alınır. Bazen bu sert fırça, kadında hafif bir kanamaya neden olabilir, endişelenmeyin.

3.       Rahim ağzına ait hücreleri taşıyan fırça ya özel bir sıvıda karıştırılır ya da bir lam üzerine sürüntü alınarak patolojiye yollanır.

Smear testini yaparken, aynı zamanda HPV virüsüne bakmak için gerekli olan materyali de sağlamış oluyoruz. Hasta eğer isterse her ikisine, ek bir girişim yapmaksızın, birlikte bakılması mümkün. Aslında oldukça basit bir işlem olmakla birlikte, yeterli miktarda örnek alınabilmesi için kadınların da dikkat etmesi gereken birtakım durumlar vardır:

  • Testi yaptırmadan önceki iki gün ilişkiye girilmemeli, herhangi bir vajinal ilaç, krem, spermisid kullanılmamalı,
  • Adet kanamasının olmadığı bir zamanda smear testi planlanmalı.

Testin düzenli aralıklarla tekrar edilmesi, kanser açısından koruyucu, erken tanı ve tedaviye fırsat sağlayan bir önlemdir. Bu nedenle, düzenli jinekolojik muayenelerinizi muhakkak yaptırın. Geleceğe yaptığınız en büyük yatırımın vücudunuza iyi bakmak olduğunu unutmayın!

 

 

 

Leave a Comment

(0 Yorum)

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir